Evdeki Yabancı: Altını Değiştirmediğin Çocuğun Kahramanı Olamazsın

“Türkiye’de çocuklar babasız büyüyor.” Bu başlık ağır, değil mi? Ama AÇEV’in verileri daha ağır. Babalar evde ama aslında yoklar. Araştırmaya göre babaların yarısı çocuğunu tuvalete bile götürmemiş. %35’i tırnak kesmemiş. Oysa babalık, o tırnağı keserken çocuğunun elini tutmaktır. Altını değiştirirken onunla göz göze gelmektir. Bakım vermek, “yük” değil, en derin “bağ kurma” aracıdır. Bunu yapmayan baba, çocuğu için sadece “eve ekmek getiren adam” (bir nevi bankamatik) olarak kalır.

1 dk okuma 145 kelime
Evdeki Yabancı: Altını Değiştirmediğin Çocuğun Kahramanı Olamazsın

“Türkiye’de çocuklar babasız büyüyor.”

Bu başlık ağır, değil mi? Ama AÇEV’in verileri daha ağır. Babalar evde ama aslında yoklar.

Araştırmaya göre babaların yarısı çocuğunu tuvalete bile götürmemiş. %35’i tırnak kesmemiş. Oysa babalık, o tırnağı keserken çocuğunun elini tutmaktır. Altını değiştirirken onunla göz göze gelmektir. Bakım vermek, “yük” değil, en derin “bağ kurma” aracıdır. Bunu yapmayan baba, çocuğu için sadece “eve ekmek getiren adam” (bir nevi bankamatik) olarak kalır.

Şiddet Mirası En acısı da şu: Babaların çoğu kendi babalarından gördükleri şiddeti unutmuyor ama %13’ü fiziksel, %24’ü psikolojik şiddeti kendi çocuğuna uyguluyor. Kırın şu zinciri dostlar! “Hafifçe vurmak” disiplin değildir, acizliktir.

Babaların %58’i “ilk baba olduğumda ne yapacağımı bilmiyordum” demiş. Bilmemek ayıp değil, Carol Dweck’in dediği gibi “gelişim zihniyeti” ile öğrenmemek ayıptır. Baba olmak öğrenilebilir bir sanattır. AVM’lerde gezmek yerine, çocuğunla yere oturup oynamayı, onun altını değiştirmeyi öğren. Çünkü kahramanlar pelerin takmaz, bazen sadece bebek bezi değiştirir.