Hıyar Acıysa At: Modern Gürültüye Stoacı Bir Cevap
Modern dünya bize sürekli “Daha fazlasını iste, daha çok talep et, kimseyi affetme” diye bağırıyor. Bu gürültüde ben yönümü binlerce yıl öncesine, Stoacılığın o serin gölgesine çeviriyorum. Marcus Aurelius, imparatorluk yönetirken bile o kadar sade, o kadar insaniydi ki… Bize şöyle sesleniyor:
Modern dünya bize sürekli “Daha fazlasını iste, daha çok talep et, kimseyi affetme” diye bağırıyor.
Bu gürültüde ben yönümü binlerce yıl öncesine, Stoacılığın o serin gölgesine çeviriyorum.
Marcus Aurelius, imparatorluk yönetirken bile o kadar sade, o kadar insaniydi ki… Bize şöyle sesleniyor:
“Sabahları uyandığında hayatta olmanın, sevmenin, mutlu olmanın ve düşünmenin ne büyük ayrıcalık olduğunu unutma.”
Biz ise sabah uyanıp “Bana neden mesaj atmadı?” diye dertleniyoruz. Ne büyük israf!
Hayatı Zorlaştırma Sanatı Aurelius’un bir diğer sözü, bugünün o karmaşık ilişki koçlarına en güzel cevaptır:
“Hıyar hoşuna gitmedi mi? O halde at onu ve kurtul… Yoluna böğürtlen çalılıkları mı çıktı? O halde etraftan dolanarak yoluna devam et… Bu kadar basit…”
Yani diyor ki; “Neden hıyar acı?” diye evrene küsme, “Neden çalılık var?” diye dünyayı suçlama. Analiz etme, dramatize etme. Sadece eyleme geç. Biri sana yazmadı mı? Ya sor anla, ya da yoluna devam et. Ama bunu bir “gurur meselesi” yapıp ruhunu kirletme.
Sosyal medyadaki “büyük öğretmenler” size egonuzu şişirmeyi öğütler, Stoacılar ise ruhunuzu sakinleştirmeyi. Tercih sizin.